10 Temmuz 2020 Cuma

Mutluluk Mücadelesi



     Mutlu olmak için neden bu kadar çabalarız? Başkalarının mutluluğu gerçekten de bizi mutlu ediyor mu? Mutluluk değişken midir? Kendi mutluluğumuzu kendimiz mi inşa ederiz? Çoğumuz mutlu olmak için sürekli bir uğraş halindeyiz. Farkında olmadan doğduğumuz andan itibaren mutlu olmak için çabalarımız başlıyor. Okul yıllarının daha en başından sorulan bir soru var; büyüyünce ne olacaksın? İşte devreye burada mutluluğu kendimizin inşa edip etmemesi giriyor. Eğer gelişmiş bir ülkede yaşıyorsanız, sanatçıların aç kalmadığı, herkesin mesleğini severek yaptığı ve karşılığında hayatını rahatça idame ettirebiliyorsa istediğiniz mesleği seçebilirsiniz. Durum bunun tersiyse burada severek yapacağınız işi değil, ileride ailenize bakabileceğiniz, isteklerinizi kolayca karşılayabileceğiniz mesleği seçmeniz gerekiyor. Yeteri kadar iyimserseniz bu mesleği de zamanla sevebilirsiniz. Anlaşıldığı üzere mutluluğumuzu makro bileşenler daha çok etkiler.

     Peki mutluluk nedir? Mutluluk sübjektiftir. Kimine göre aşık olmak, kimine göre başarı elde etmek, kimine göre işten eve gelince ayaklarını uzatıp rahatça kahve içmektir. Mutluluk kaynakları hepimizin farklıdır. Kimimiz küçük şeylerle mutlu olurken kimimizin mutluluğu için daha büyük şeyler gerekir. Ruh halimiz hemen değişebilir ama ortalama mutluluğumuz değişken değildir. O an bir şey yaşarız ve bizi mutlu eder fakat 24 saate ortalama mutluluğumuza geri döneriz. Şanslıysak ve piyango çıkmışsa bu bir yıl kadar sürebilir. Bahsettiğim mutluluk değişkenlik süresi de zaten bizim mizacımızla ilgili bir olaydır. Dört farklı mizaç vardır; iyimser, sinirli, melankonik ve soğukkanlı. Bunlar üzülerek söylüyorum ki kalıtımsaldır ve değişmesi çok zordur. Tabi buradan asla mutlu olamayacağınız algısına kapılmanızı istemem.

     Kadınlar erkeklere oranla daha nevrotikdir. Fakat kadınların ortalama mutluluğu daha yüksektir.  İlginç ama öyledir. Gün içinde bizim daha çok sinirlerimiz bozulabilir, duygu durumumuz daha çabuk değişebilir ki keza benim öyle, daha fazla depresyona girebiliriz veya sinirlerimizi ufak şeyler daha kolay bozabilir fakat şanslıyız ki ortalama olarak daha mutluyuz. Peki başkalarının mutluluğuyla mutlu olabilen biri misiniz? Aslında bu sizin özelliklerinize veya karşınızda ki kişiyle ilişkinize bağlıdır. Özgeci yaklaştığımız insanların mutluluğu bizi gerçekten mutlu eder. Sıkı durun ama yakın arkadaşlarınızın mutluluğu sizi aslında o kadar mutlu etmeyebilir. Veya onlar sizin mutluluğunuza o kadar sevinmeyebilir hatta kıskanabilir. Kıskançlık çok sinsi bir olay aslında. Özellikle kadınların dostluğunda en fazla olan şey. Tabi bu benim düşüncem. Bana göre burada kendimizi sorgulamamız gerekir. Genelde deriz; işte bu beni kıskanıyor. Aslında düşününce durum tam tersi olabilir. Ki bence tam tersi daha olası bir şey. Tabi kıskanıldığımızı bazı hareketlerden anlayabiliriz fakat bir durun düşünün belirgin hareketler yoksa ve sizin aklınıza kıskanıldığınız geliyorsa durum ya tam tersidir ya da siz paranoyak olabilirsiniz. Bir hocam derste demişti ki mutluluğun zehri; mukayesedir. Ve ardında sosyal psikolojik bakamamak yatar. Durup düşündüğümde o kadar çok hak veriyorum ki... Dışarı çıktınız el ele gezen bir çift gördünüz ve kızın elinde çiçekler var. O sıra sizinde ilişkiniz çalkantılı gidiyor veya normal diyelim. Benim düşünmeden önce dediğim şey şu oluyor; benim sevgilim neden bunları yapmıyor. Düşününce belki de ya canım cicim ayları ya da belkide on gündür kavgalılar, on birinci gün barıştılar ve size denk geldi. Belki de gerçekten mutlular veya değiller. Sonuçta baktığınız zaman o sizde bir eksiklik duygusu yaşattı mı? Üzücü bir dipnot; mukayesenin sınırı yoktur arkadaşlar. Kıyasladıkça kıyaslarsınız... Bu böyle sürer gider. Bu yüzden bakış açımızı biraz genişletmemiz gerekebilir.

     Bilimsel terimleri kenara bırakmak gerekirse ben mutluluğun her ne kadar makro çevre etkisinde olsa da bizim elimizde olabileceğine inanıyorum. Yada inanmak istiyorum.Hayat kısa kuşlar uçuyor, bir hayatımız var bir daha mı geleceğiz dünyaya? Gibi klişeler yapmak istemiyorum ama bir daha mı geleceğiz dünyaya? Mutluluk aslında nedir?Beş adımda daha mutlu bir insan olmanın yolları vs diyemem. Mutluluk sübjektiftir. Ve neyin sizi mutlu edeceğiniz sizden daha iyi kimse bilemez. Naçizane fikrim bazen pollyanna olmak daha iyi olabilir.

1 yorum:

Kaçınılmazdan Kaçmak

     Ne yaparsan yap, kabuğundan ne kadar çıkarsan çık sonunda kabuğuna geri döneceğin ve yalnız kalacağın kendinle baş başa kalacağın bir b...